Kararnameyi Kim İmzalar? Bilimsel Bir Merakla Hukukun Derinliklerine Yolculuk
Haberlerde sık sık karşımıza çıkan “Cumhurbaşkanlığı kararnamesi yayımlandı” ya da “Yeni kararname imzalandı” ifadeleri kulağımıza çok tanıdık gelir. Ancak çoğumuz bu noktada basit ama derin bir soruyu hiç sormayız: Bu kararnameyi kim imzalar? Devletin en yüksek düzeydeki düzenleyici belgelerinden biri olan kararname, hangi aşamalardan geçer ve son noktada kimlerin imzasıyla hayata geçer? Gelin bu soruya, hem bilimsel bir merakla hem de herkesin rahatlıkla anlayabileceği bir dille birlikte yanıt arayalım.
Kararname Nedir ve Neden İmzalanır?
Kararname, devletin yürütme organı tarafından çıkarılan ve bağlayıcı hukuki sonuçlar doğuran düzenleyici işlemlerdir. Modern hukuk sistemlerinde kararname, yasama sürecinden bağımsız olarak yürütme yetkisi çerçevesinde çıkarılır. Bu bağlamda kararname, yürütmenin iradesini ve uygulama gücünü temsil eder. Ancak bu iradenin hukuken geçerli olabilmesi için mutlaka yetkili kişiler tarafından imzalanması gerekir. İşte imza, bir kararnameyi hukuki metin olmaktan çıkarıp devletin resmi iradesine dönüştüren en kritik adımdır.
Hukuki Çerçeve: İmza Yetkisi Kime Aittir?
1. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi ve Cumhurbaşkanının Rolü
Türkiye’de 2017 Anayasa değişikliği ile yürürlüğe giren Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne göre, kararname çıkarma yetkisi doğrudan Cumhurbaşkanına aittir. Anayasa’nın 104. maddesi bu konuyu açıkça düzenler: Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. Bu nedenle modern sistemde kararnameyi imzalayan en yetkili makam Cumhurbaşkanıdır.
Bu durum sadece hukuki bir zorunluluk değil, aynı zamanda yürütmenin tek elde toplanmasının da doğal sonucudur. İmza, yürütme organının kararın arkasında durduğunu ve bu kararın devlet iradesine dönüştüğünü gösterir.
2. Ortak İmza: Bakanlar Kurulu Döneminden Günümüze
Parlamenter sistem döneminde işler biraz farklıydı. Kararnameler genellikle Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılır ve hem Başbakan hem de ilgili bakanlar tarafından imzalanırdı. Cumhurbaşkanı ise sadece onay makamıydı. Ancak sistem değişikliği ile birlikte bu uygulama ortadan kalktı ve kararname çıkarma yetkisi tek başına Cumhurbaşkanına geçti.
Bu tarihsel değişim, siyaset bilimi açısından oldukça önemlidir çünkü yürütme yetkisinin kolektif olmaktan çıkıp tek merkezli hale gelmesi, karar alma süreçlerinin hızını ve etkinliğini artırırken aynı zamanda siyasi sorumluluğu da doğrudan Cumhurbaşkanına yüklemiştir.
İmzanın Hukuki ve Bilimsel Önemi
1. Geçerlilik Şartı Olarak İmza
Bir kararname imzalanmadığı sürece hukuki bir varlık kazanamaz. Hukuk bilimi açısından imza, belgenin meşruiyet kaynağıdır. Tıpkı bilimsel bir makalenin hakem onayından geçmeden yayımlanamayacağı gibi, bir kararname de yetkili kişi tarafından imzalanmadan yürürlüğe giremez.
Bu durum, normatif düzenin temeli olan “yetki ve şekil” ilkesine dayanır. Bir işlemin hukuki geçerliliği, yetkili organ tarafından, usule uygun şekilde yapılmasına bağlıdır. Bu bağlamda imza, sadece bir onay değil; işlemin varlık koşuludur.
2. Siyasi ve Toplumsal Mesaj Olarak İmza
İmza sadece hukuki değil, aynı zamanda sembolik bir anlam da taşır. Devlet başkanının imzası, kararın arkasındaki siyasi iradeyi ve devletin bu konudaki kararlılığını temsil eder. Psikolojik olarak da bu imza, vatandaşlara “devlet bu kararın arkasında duruyor” mesajı verir. Bu yüzden imza, hem hukuki hem de toplumsal düzeyde bir meşruiyet aracıdır.
İmza Sürecinin Bilimsel Boyutu: Neden Tek Kişiye Ait?
Bu sorunun cevabı siyaset bilimi ve yönetim teorisinde saklı. Tek elden imza, hızlı karar alma ve güçlü yürütme prensiplerinin bir sonucudur. Max Weber’in bürokrasi teorisine göre, modern devletlerde otoritenin merkezileşmesi karar alma süreçlerini hızlandırır ve etkinliği artırır. Bu nedenle günümüz yönetim anlayışı, kararnamelerin imzasını tek elde toplamayı tercih eder.
Merak Uyandıran Bir Soru:
İmza yetkisi tek kişide toplanınca, demokratik denge ve denetim nasıl sağlanır? Kararname süreçlerinde Meclis veya yargı ne ölçüde rol oynar? Bu sorular, hukuk ve siyaset biliminin en canlı tartışma alanlarından birini oluşturur.
Sonuç: Bir Kalem Darbesinden Fazlası
“Kararnameyi kim imzalar?” sorusu, aslında devletin nasıl işlediğini, yürütme gücünün nasıl kullanıldığını ve meşruiyetin nasıl inşa edildiğini anlamak için bir anahtardır. Bugün Türkiye’de bu imza, doğrudan Cumhurbaşkanına aittir ve bu imza atıldığı anda kararname, sadece bir belge olmaktan çıkar, devletin resmi iradesine dönüşür. Yani mesele sadece bir kalem darbesi değil; bir ülkenin yönetim mekanizmasının en kritik anlarından biridir.
Peki sizce imza yetkisinin tek elde toplanması, karar alma süreçlerini daha demokratik mi yapar yoksa daha merkeziyetçi mi?