Dükkanlar asansör masrafına katılır mı? Kat Mülkiyeti, Bilimsel Mantık ve Günlük Hayatın Kesişimi Eskişehir’de üniversitede çalışan biri olarak, kampüse giderken her gün farklı apartmanların önünden geçiyorum. Bazılarında zemin katta küçük dükkânlar, üst katlarda ise öğrenciler, aileler… Ve çoğu binada benzer bir tartışmanın izlerini görmek mümkün: “Dükkanlar asansör masrafına katılır mı?” Bu soru ilk bakışta basit bir aidat meselesi gibi görünür. Ama işin içine biraz kat mülkiyeti mantığı, biraz ortak alan kullanımı, biraz da adalet duygusu girince konu düşündüğünüzden daha derin hale gelir. Hatta akademik açıdan bakıldığında, bu mesele bir “ortak kaynakların paylaşımı problemi” bile sayılabilir. Asansör meselesini neden bu kadar…
Yorum BırakYazar: admin
Pikniktube sayfasında OLED ekranlar göz yorar mı üzerine hazırlanan bu çalışma sona erdi. OLED Ekranlar Göz Yorar mı? Günlük Deneyimden Toplumsal Yapıya Uzanan Bir Okuma Bir ekranın karşısında geçirilen uzun saatlerin sonunda hissedilen o hafif yanma, kuruluk ya da zihinsel yorgunluk yalnızca biyolojik bir mesele midir, yoksa içinde yaşadığımız toplumsal düzenin görünmez bir sonucu mu? OLED ekranlar göz yorar mı sorusu, ilk bakışta teknik bir tartışma gibi görünür; fakat ekranın kendisi kadar ekranla kurulan ilişkinin biçimi de bu sorunun parçasıdır. Göz yorgunluğu, yalnızca ışığın şiddetiyle ilgili değildir; aynı zamanda çalışma biçimleri, sosyal beklentiler, ekonomik zorunluluklar ve hatta kültürel alışkanlıklarla iç…
Yorum BırakMavi Giyim Değişim Süresi ve Tüketim Toplumunda Kurumsal Düzen Üzerine Siyasal Bir Okuma Günlük hayatın sıradan görünen tüketim pratikleri, siyaset bilimi açısından bakıldığında iktidar ilişkilerinin en görünmez ama en etkili alanlarından birini oluşturur. Bir ürünün iade edilmesi, bir değişim süresinin sınırları ya da tüketicinin hak arama kapasitesi; yalnızca ticari süreçler değil, aynı zamanda modern toplumda meşruiyet üretiminin ve yurttaşlık bilincinin yeniden üretildiği alanlardır. Bu bağlamda, bir perakende markası olan Mavi Giyim üzerinden “değişim süresi ne kadardır?” sorusu yalnızca teknik bir tüketici sorusu değildir; aynı zamanda kurumların nasıl işlediğine, bireyin sistem içindeki konumuna ve daha geniş anlamda demokrasiyle kurulan ilişkiye dair…
Yorum BırakDeliler Cennete Girecek mi? Geleceğe Bakan Bir Zihin Egzersizi “Deliler cennete girecek mi?” sorusu ilk bakışta dini bir tartışma gibi görünüyor. Ama biraz derine inince bunun sadece inançla ilgili olmadığını fark ediyorum. Bu soru aynı zamanda adalet, sorumluluk, akıl, özgür irade ve hatta gelecekte insan olmanın ne anlama geldiğiyle ilgili. Ankara’da yaşayan 28 yaşında biri olarak, gün içinde ekranlar, haberler, teknolojik gelişmeler ve hayatın hızlanan ritmi arasında sıkışırken bu tür sorular daha da ağırlaşıyor. Çünkü artık mesele sadece “kim cennete gider?” değil; “kim gerçekten neyi hak ediyor ve bunu kim belirliyor?” sorusuna dönüşüyor. Deliler Cennete Girecek mi? Sorunun Altındaki Asıl…
Yorum Bırakİnsanın kırılgan olanı koruma çabası, yalnızca teknik bir mesele değil; aynı zamanda uygarlığın maddi kültürle kurduğu ilişkinin sessiz bir tarihidir. Kırılganlığın Tarihi: Taşınabilir Olanın Doğuşu Kırılacak eşya nasıl kargolanır hakkında derli toplu bilgi arayanlar için Pikniktube olarak bu yazıyı hazırladık. Kırılacak eşya nasıl kargolanır sorusu, sanıldığından çok daha eski bir problemle ilişkilidir: insanın değerli ve kırılgan nesneleri bir yerden başka bir yere güvenle taşıma ihtiyacı. Antik çağlarda bu ihtiyaç, seramik kapların, camın ve değerli sıvıların taşınmasıyla ortaya çıktı. Mezopotamya ve Mısır’da kil kaplar saman ve kumaşla sarılır, ahşap sandıklara yerleştirilirdi. Antik Uygarlıklarda Koruma Teknikleri Roma İmparatorluğu döneminde ticaret ağları genişledikçe…
Yorum BırakKararmış Çaydanlık İçi Nasıl Temizlenir? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücüne Pedagojik Bir Yolculuk Bazı sorular vardır ki ilk bakışta mutfakla ilgilidir, ama biraz yaklaştıkça insanın öğrenme biçimlerine, dünyayı kavrama yollarına ve değişime verdiği tepkilere kadar uzanır. Kararmış bir çaydanlık içi, yalnızca bir temizlik problemi değil; bilginin nasıl biriktiğini, nasıl unutulduğunu ve nasıl yeniden kurulduğunu anlatan küçük bir öğrenme sahnesidir. İnsan öğrenmesi de tıpkı metal bir yüzey gibidir: zamanla deneyimle koyulaşır, katmanlar oluşur, bazı bilgiler silikleşir, bazıları kalıcı iz bırakır. Bu yüzden “kararmış çaydanlık içi nasıl temizlenir?” sorusu, pedagojik açıdan bakıldığında aslında “öğrenme nasıl yeniden yapılandırılır?” sorusuna dönüşür. Öğrenme Teorileri: Birikim ve Temizleme…
Yorum BırakGeçmişi anlamak, bugün acil bir telefon tuşuna bastığımızda verdiğimiz kararın aslında uzun bir tıbbi, teknolojik ve toplumsal dönüşümün sonucu olduğunu görmemizi sağlar; ambulans çağırma eylemi bile modern dünyanın görünmez tarih katmanları üzerine kuruludur. Acil yardım fikrinin tarihsel kökenleri Acil tıbbi yardım kavramı, modern ambulans sistemlerinden çok önce, savaş alanlarında yaralıların taşınmasıyla ortaya çıkmıştır. Antik çağlarda yaralıların taşınması çoğunlukla rastlantısal ve sistemsizdi. Roma lejyonlarında basit sedyeler kullanıldığına dair kayıtlar bulunur; ancak bunlar bugünkü anlamda organize bir sağlık sistemi değildi. Savaş alanlarından sivil hayata geçiş 19. yüzyıl, acil tıbbın dönüşümünde kritik bir kırılma noktasıdır. Özellikle Solferino Savaşı sonrasında yaşananlar, modern acil yardım…
Yorum BırakUmarız “Böbrek vericisi için olası riskler nelerdir” hakkındaki bu rehber işinize yaramıştır. Pikniktube ailesiyle kalmaya devam edin! Böbrek vericisi için olası riskler nelerdir? Geleceğe dönük kişisel bir sorgulama Hoş geldiniz! Bu yazımızda “Böbrek vericisi için olası riskler nelerdir” konusu hakkında merak edilen detaylara birlikte göz atacağız. Bir kararın gölgesinde: Böbrek vericisi için olası riskler nelerdir? sorusunu düşünürken Ankara’da yaşayan, 28 yaşında biri olarak hayatı sürekli bir “sonraki adım” planı içinde düşünmek artık alışkanlık gibi. İş, kariyer, teknoloji, gelecek… Hepsi bir şekilde kontrol edilebilir sanılıyor. Ama bazı kararlar var ki, tüm bu kontrol hissini yerle bir edebiliyor. “Böbrek vericisi için olası…
Yorum BırakDemir Tozunun Kilosu Kaç TL? Varlık, Bilgi ve Değer Üzerine Felsefi Bir Sorgulama Bir pazaryerinde, bir sanayi atölyesinin köşesinde ya da dijital bir alışveriş platformunun sessiz ekranında aynı soru belirir: “Demir tozunun kilosu kaç TL?” Bu soru ilk bakışta sıradan bir piyasa bilgisi talebi gibi görünür. Ancak daha derine inildiğinde, fiyatın kendisi kadar, fiyatı mümkün kılan düşünce yapıları da sorgulanmaya başlar. Bir şeyin değeri yalnızca ekonomik bir etiket midir, yoksa onun varlığına, bilinirliğine ve kullanımına dair çok katmanlı bir inşa mıdır? Belki de asıl soru şudur: Bir nesnenin fiyatını sormak, onun varlığını gerçekten anlamak için yeterli midir? Bu soru bizi…
Yorum BırakBir Şehrin İçinde Sessiz Bir Bekleyiş Kayseri’de kış erken gelir. Rüzgâr, daha Aralık olmadan yüzünü kesmeye başlar; sabahları evden çıkarken montun yakasını ne kadar kapatırsan kapat, yine de içeri sızar. Ben 25 yaşındayım. Üniversiteyi bitireli iki yıl oldu ama hâlâ öğrencilikten kalan bir alışkanlıkla defter tutuyorum. Her şeyi yazıyorum: bazen sadece günün ne kadar ağır geçtiğini, bazen de cebimde kalan son paranın kaç gün yetebileceğini. O gün yine öyle bir sabahtı. Uyanır uyanmaz telefonuma baktım. Bildirim yoktu. Beklediğim şey de aslında bir bildirim değildi; daha çok içimde sürekli yankılanan bir soruydu: “Bu ay nasıl geçecek?” Belediye Bursu Ne Kadar? Sorusu…
Yorum Bırak