Merhaba! Pikniktube sayfasına hoş geldiniz. Bugün gündemimizde “Klima sıcak üfler mi” var.
Klimalar dışarıdaki havayı içeri verir mi? (Benim İzmir’de ter içinde verdiğim büyük hayat sınavı)
İzmir yazı diye bir şey var ya… İnsan “sıcak” kelimesinin anlamını yeniden öğreniyor. Normalde “hava sıcak” dersin, geçersin. Burada öyle değil. Burada hava sana bakıyor, “ben sıcak değilim, ben kişisel bir meydan okumayım” diyor.
Ben de 25 yaşında, her şeyi fazla düşünen ama dışarıdan bakınca “rahat çocuk” sanılan biriyim. Arkadaş ortamında sürekli espri yaparım, ama evde klima kumandasına bakarken sanki nükleer füze sistemini çözüyorum gibi hissederim.
Ve işte o klasik soru:
Klimalar dışarıdaki havayı içeri verir mi?
Bu soru ilk başta basit gibi duruyor. Ama ben bu sorunun içinde kaybolan bir insanım artık. Çünkü klima kumandasına her baktığımda içimde küçük bir tartışma başlıyor:
“Tamam açıyorum ama… dışarıdaki o nemli, yapışkan İzmir havası içeri mi doluyor şu an?”
—
Klima = serinlik mi, yoksa gizli hava transfer sistemi mi?
İtiraf edeyim: Küçükken klimayı “duvardaki sihirli rüzgâr makinesi” sanıyordum. Açınca dışarıdan serinlik geliyor zannediyordum. Hatta bir ara ciddi ciddi şunu düşünmüştüm:
“Bunlar nasıl bu kadar soğuk havayı bedava üretiyor?”
Sonra büyüdüm… ama sorular azalmadı. Sadece şekil değiştirdi.
Şimdi sorum şu oldu:
Klimalar dışarıdaki havayı içeri verir mi?
Ve bu soruyu sorarken yalnız değilim. Arkadaş grubunda biri mutlaka şöyle der:
— “Kanka klima dışarıdan hava çekiyor zaten.”
— “Ne diyorsun ya, filtre var filtre!”
— “Abi ben o yüzden hep camı açıyorum.”
İşte o an tartışma başlar. Kimse kesin bilmiyor ama herkes çok emin.
—
Gerçek cevap (ama sıkıcı olanı değil, yaşanmış olanı)
Teknik kısmı bir kenara bırakıp dürüst konuşalım:
Ev tipi klimaların çoğu dışarıdaki havayı içeri almaz. Yani klima, dışarıdan “taze İzmir rüzgârı” çekip içeri pompalamaz.
Onun yaptığı şey daha çok şudur:
İçerdeki havayı alır, soğutur, geri verir.
Ama bunu bilmek bile insanı rahatlatmıyor. Çünkü mesele bilgi değil, his.
Benim beynim şöyle çalışıyor:
“Tamam iç hava dönüyor diyorsun ama… peki o hafif ‘dışarı kokusu’ neden bazen geliyor?”
İşte burada bilimle hayal gücüm kavga ediyor.
—
İzmir sıcakları ve klima ile yaşanan psikolojik savaş
Geçen yazı hatırlıyorum. 38 derece. Evde oturuyorum. Klima açık. Kumanda elimde ama ruhum başka bir evrende.
Bir anda iç ses:
“Ya bu klima gerçekten dışarıdan hava alıyorsa ve biz burada İzmir’in nemini içimize çekiyorsak?”
Sonra hemen ikinci iç ses:
“Saçmalama, o zaman herkes sauna gibi olurdu.”
Ama üçüncü iç ses daha inatçı:
“Emin misin?”
İşte o an klima artık bir cihaz olmaktan çıkıyor, bir felsefe problemine dönüşüyor.
—
Arkadaş ortamı: yanlış bilgi üretim merkezi
Bizim arkadaş grubunda klima konusu açılınca olaylar kontrolden çıkar. Bir kişi mutlaka “ben teknikte çalıştım” diyerek başlar ama söyledikleri NASA belgesinden değil, kahve molasından alınmış gibidir.
Bir diyalog:
— “Klima dışarıdan hava çekiyor zaten, yoksa oksijen biter.”
— “Abi o zaman neden pencere açıyoruz?”
— “Çünkü filtre tıkanıyor.”
— “Kimin filtresi?”
— “Klima filtresi.”
— “O filtre mi bizi hayatta tutuyor yani?”
Ve sonra konu tamamen dağılır. Klima unutulur, pizza siparişi konuşulur.
—
Klimalar dışarıdaki havayı içeri verir mi? sorusunun psikolojik etkisi
Bu soru aslında teknik değil, duygusal bir soru.
Çünkü insan klima açarken sadece serinlemek istemiyor. Aynı zamanda şunu bilmek istiyor:
“Ben şu an güvenli bir ortamda mıyım?”
İzmir sıcağında bu soru daha da derinleşiyor. Çünkü dışarı çıkınca yüzüne çarpan hava sana şunu söylüyor:
“Burada kalamazsın.”
Dolayısıyla klima bir cihaz değil, bir kaçış planı oluyor.
Ama işte o şüphe:
“Acaba dışarıdaki hava içeri mi geliyor?”
Bu şüphe, klimayı bile güvenilmez yapabilir.
—
Benim klima ile kişisel ilişkim
Benim klima ile ilişkim biraz toksik.
Bazen ona çok güveniyorum.
Bazen “sen kesin bir şeyleri yanlış yapıyorsun” diye bakıyorum.
Mesela gece yatarken:
— “Biraz daha soğut.”
Sonra 10 dakika sonra:
— “Çok soğuk oldu, kapat.”
Sonra yine:
— “Biraz aç.”
Klima benim kararsızlığımın fiziksel hali gibi.
—
Bilimsel gerçeklerle hayal kırıklığı arasında sıkışmak
Gerçek şu: Klima sistemleri havayı döndürür, dışarıdan sürekli hava basmaz. Yani evde hissettiğin o serinlik, aslında aynı havanın işlenmiş hali.
Ama insan beyni bunu kabul etmek istemiyor.
Çünkü şöyle bir romantik beklenti var:
“Dışarıdaki kötü, sıcak hava gitsin… yerine temiz, serin bir hava gelsin.”
Ama klima sana şunu diyor:
“Ben sihirli değilim, sadece iyi bir filtreleme sistemiyim.”
Ve insan burada biraz üzülüyor.
—
O “dışarı kokusu” meselesi
Peki neden bazen dışarıdan hava geliyormuş gibi hissediyoruz?
İşte burada işin içine şu giriyor:
Kapı açılması
Pencere aralığı
Hava basıncı değişimi
Filtre temizliği
Ve en önemlisi: insanın hayal gücü
Ben buna “klima paranoyası” diyorum.
Bir anda:
“Bu çiçek kokusu nereden geldi?”
— “Kesin dışarıdan hava çekti.”
Hayır. Muhtemelen alt komşu yemek yapıyordur.
—
İzmir’de klima = hayatta kalma ekipmanı
İzmir’de klima bir lüks değil. Daha çok temel yaşam fonksiyonu.
Su içmek gibi.
Nefes almak gibi.
Ama biraz daha pahalı.
Yazın klima bozulursa evde küçük bir kriz çıkar:
— “Servis ne zaman gelecek?”
— “Bugün mü?”
— “Bugün değilse biz bugün yokuz.”
Ve o an herkes klimayı daha çok sevmeye başlar.
—
Klima karşısında insanın küçük zaferleri
Mesela uzaktan kumandayı bulmak bile başarıdır.
O an bir gurur gelir:
“Evet, ben bu klimayı kontrol ediyorum.”
Ama 5 dakika sonra:
“Niye bu kadar soğuk oldu?”
Ve kontrol hissi yine gider.
—
Son düşünceler (ama resmi değil, balkon sohbeti gibi)
Klimalar dışarıdaki havayı içeri verir mi? sorusunun cevabı teknik olarak basit olabilir. Ama insanın zihninde bu soru hiç basit kalmıyor.
Çünkü klima dediğin şey sadece bir cihaz değil; yaz gecelerinde uyuyabilmek, gün içinde hayatta kalabilmek ve bazen de kendi düşüncelerimizden kaçabilmek.
Ben hâlâ klima kumandasına her baktığımda kısa bir duraksama yaşıyorum.
Ama artık şunu biliyorum:
Sorun klimanın ne yaptığı değil, benim onun hakkında ne kadar çok düşündüğüm.
Ve İzmir sıcağında bazen tek ihtiyacımız olan şey, teknik açıklama değil… sadece o serin “oh be” hissi.
“Klima sıcak üfler mi” hakkındaki meraklarınızı giderebildiysek ne mutlu bize. Pikniktube ailesi olarak her zaman yanınızdayız!